ankara-rap - RaP İlE İlGiLi HeR ŞeY

RaP İlE İlGiLi HeR ŞeY
GrAfFiTi
break dance
Şarkı Sözleri
Aşk a dair her sey
İletişim
Ziyaretşi defteri
OyUn HiLeLeRi
pislik
time is money
oyunlar
SiTeNiN TeMaSı DeGiŞsİnMi



 
                                       RaP

Rap,kökenleri 1970'lerin getto Amerika'sına dayanmaktadır. Amerika'nın varoş bazı eyaletlerindeki çetelerin birbirlerini islah amaçla buldukları hip-hop kültürünün müzik koludur.

Rap, müziğin temposuna uyarlanarak söylenen kafiyeli sözlerdir. Hiphop kültürünün içindeki başlıca dört elementden biridir. Ve diger elementler DJ'lik, breakdance ve graffiti, hiphop'ı yeterince yaygın hale getiremediği için rap yıllar boyunca değişim geçirmiştir. Rap sözcüğü daima bu aktiviteyi açıklamak için kullanılmamıştır. Müziğin temposuna uygun olarak kafiyeli sözler söylemek Mc' lik olarak adlandırıldı. Rap terimi 1979 yılında keşfedilen iki kayıt sayesinde hiphopla özdeşleşmiş gibi görünüyordu. Bunlardan ilki King Tim III (Personality Jock)'tu, ki bu şarkı hiphop'ın bilinen ilk kaydı olarak tarihe geçti.


Rap, 'Rhtymic American Poetry' olarak açılabilir ve çoğunlukla muhalefeti susturmak anlamında kullanılmaktadır.Rap tempoları ve müzik uyumu çok önemlidir. Rap'i icra eden kişiye MC (Master of Ceremonies "Seremonilerin Efendisi" ya da Microphone Controller "Mikrofon'u Kontrol Eden" ) adı verilmektedir. Dünyada ilk rap yapmış kişi King Tim III (Personality Jock)'dır.

Kelime anlamı

Rap'in Türkçedeki tam karşılığını 'Sert dille eleştirmek.' olarak kabul edebiliriz. Zaten Rap'in altında bulunduğu çatı Hiphop da böyle sebeplerden doğmuştur. RAP'in "[R]hytm [a]nd [P]oem (Ritim ve Şiir ya da Ritmik Şiir) veya [R]ytmic [A]merican [P]oetry (Ritmik Amerikan Şiiri)" sözcüklerinin kısaltması olduğu bilinir fakat yanlıştır. Rap'in açılımı yoktur veya geçmişte kaybolmuştur.Veya Respect and Peace diye tanımlanabilir.


   MC Nedir?

MC açılımı : Master of Ceremony (seremoni lideri veya orkestra şefi anlamına geliyor.)

Rap'te Şarkı sözünü yazan, şarkıyı söyleyen , rap stilini belirleyen, bass ve ritim ayarını müziğe uyduran kişilere Mc denir. Mc bölümlere ve yaptığı işlere göre gruplara ayrılır. Mc : Solisttir. Bildiğimiz MC şarkıyı söyler ve rap sitili düzenlemekle hükümlüdür. Aslında bu işi yapan kişiye ayrı bir isim bulunamadığından (freestyler gibi) Mc denilmiştir. Freestyle : Doğaçlama anlamına gelir kafana gelen her şeyi o anki ruh halinle birlikte kafiyeye uydurarak söylemendir.Bu işi yapan MC'lere FreeStyler denir. Raga : Tam bir anlamı yok Freestyle'ın daha hızlı biçimine denir Bu İşi yapan kişilere sokaklarda ragamuffin denir. Ragmuffin'in aslında raga ile alakası yoktur. Ragamuffin : pis çocuk anlamına gelir ve bu tabiri herkes kullanmaz. Genelde bu işi yapan MC lerin isimlerinin başına 'ragga' kelimesi getirilir. Örneğin 'Ragga Oktay' Compose : Beste anlamına gelir. Yeni şarkı sözleri yazmasının yanı sıra kendisi rap sitilini bulur ve bass , ritim öğelerine ayak uydurmak için bestede değişiklik yapar. Bu işi yapan MC'ye ise Composer adı verilir.

Freestyler, Raga, MC ve Composer hepsi MC dir ve farklı özellik taşır. Bir ragamuffin'e hadi Freestyle kapışması yapalım derseniz sizinle alay eder veya aynı şeyi bir composer'a söylerseniz bilmem diyebilir ama bu onların mc olmadığı anlamına gelmez. Bu arada Gruptaki DJ'lere de MC denilebilir. Çünkü onlar da müziğin yapımında rol oynuyorlar. ÖR/ Bomfunk MC's Bu arada Master Of Ceremony ile Master Of Compose' u birbirine karıştırabilirsiniz ama farketmez iki türü de MC denir. Piyasada MC kelimesinin açılımını yanlış yapanlar hatta yanlış yapan ve kendisini MC zannedenler olabilir. Bunlar yanlıştır.

Master of sensation : topluluk efendisi (bir nebze yakın)
Mic Check : mikrofon kontrol
Microphone Controller : mikrofonu kontrol eden.
Mic : mikrofon.


   HİP_HOP SÖZLUK

Bad: Çok iyi, güzel
B-Boy / B-Girl: Break Boy / Girl
Bitch - Hoe - Ho: Fahişe
Cold Stupid Fresh: Ekstra yeni, çok iyi, güzel
DJ: Diskjockey (2 pikap ve plaklar ile dj' lik yapanlar)
Def: Çok iyi, güzel
Fake: Taklit, Kopya, Orjinal Olmayan
Fresh: Yeni
Flow: Akış, Sözlerin Akışı, Stil
Hardcore: Orjinal, Özgün, Has, Sert Stil
III: Komik, Deli, Çok değişik bir tarz
Mc: Master of the Ceramonies - Microfon Controller (Rap şarkılarında vokal yapan kişi)
New Jack: Acemi
New Jack Swing: 80' lerin sonundaki R&B ve Hip Hop karışım (Hammer, Bell Biv Devoe)
New Skool: 1986/1989 arasında çıkan rap tarzı (Treacherous Three, Fearless4, Furious5)
Pimp: Fahişe pazarlayan
Posse / Crew: Ekip, Grup
Punk: Serseri, Berduş
R&B: Rhythm And Blues, 70/80' lerin soul/pop tarzı ve 90' larda arasına giren soft rap karışımı (Puff Daddy, Miss Elliot, Fugees, T.L.C, Will Smith)
Style: Stil, Tarz
Skills: Yetenek
Word / Word Up: Haklısın, Sana Söylediğim gibi, söz
Wack: Kötü, Zayıf
Beat Box / Boon Dox: Seyyar Teyp, Kaset Aletiv
Bombing / Bomb: Graffiti yapmak
Blunt: Bulanık kafa olmak
Busehead / Crackhead: Uyuşturucu bağımlısı
Chill / Chillin' / coolin': Üşütmek, Sakin Olmak
Crooklyn: Brooklyn
Cypher / Cipher: Kare (açık havada kare içinde freestyle yapan mc' ler)
Cuz: Kuzen
Five O: Polis
Getto Gestapo: Polis
LAPD: Los Angeles Polisi
Det / Death / Deth: Ölüm
Doing it to death: Bir işi çok önemsemek, çok ciddi olmak
Deep: Anlamlı
Dead Presidents / Dead Prez: Para
Diss / Dissn': Saygı göstermemek, Laf atmak
Dope: Uyuşturucu, Acayip iyi parça veya başka bir şey
Ends: Para
Ruff: Sert
Tuff: Sert
Freak: Delidolu olan, uçuk
Freestyle: Emprovize, kafadan bir şey yapmak (Rap...)
Gangbanger: Çete üyesi, Katil
Gat: Tabanca
Glock: Tabanca
Pump: Tabanca
Nine (mm): Tabanca
Mack10: Tabanca
Uzi: Makineli silah
Hustler / Player: Her yolu deneyerek zengin olmaya çalışan kimse
Benjamins: Para
Soul Food: Köle zamanlarından kalan zencilerin mutfağı
Wax: Vinyl (Plak)
Boro: Semt
Turf: Semt, Mahalle
Ballin': Seks
Head / Blowjob: Oral seks
Sissy: Homoseksüel
Slut: Şıllık, Fahişe
Flexin': Bir kimseyi zorlamak veya takılmak
Stones: Crack (sert uyuşturucu)
Ak 47: Otomoatik silah
Beamer: BMW marka tabanca
Bigg Aplle: New York
Blaxploitation: 70' li yılların siyah gangster filmleri
Blue funk: Moral sıfır
Boogle Down Bronx: Bronx şehri
Boo yaa!: Tabanca sesi (The shotgun goes boo yaa!)
Backstabber: Kalleş
Cali: Californiya
Chicks / Chicken: Genç kadın, Çıtır
Crumb snatchers: Artıkları kapanlar
Cufee / Cuffy / Cuff: Zenci
Dig (Dig it?): Anladın mı?
Down: Bir kişiyle iyi anlaşmak, Arkadaş olmak, Saygı göstermek
Dog: Tehlikeli erkek, her kadınla yatıp kalkan
Dog juice: Ucuz içki
Dooble: Kısa saç modeli
Foxy: Seksi
Flavor: Tad, Stil
Fly: Çekici
Forty: Sert içki
Sucker: Kalleş
12' (twelve inc.): Büyük single plak
1210's / 1200's: Technics 1210 mk2 / 1200 mk2 prof. klasik dj pikabı
187: Ölüm mahkumu yasasının numarası
7' (seven inc.): Küçük single plak
808: Roland Tr 808, 80' lerin meşhur rap davul ritm aleti
909: Roland Tr 909, 90' ların meşhur house ve techno ritm aleti
Ace: 1 dolar
Afro: Zencileri kabarık ve doğal saç modeli
Aiiight: Tamam oldu, Anlaşıldı
Ain't going out like that: Artık inanmıyorum
A.k.a: Bu isim altında da tanınan (Also known as)
Akai 1000: Sampler
Alias: Bu isim altında da tanınan
Baller (high roller): Uyuşturucu pazarlayan, Çok para yapan gangster
Base: Uyuşturucu
Beef: Çatışma
Block party: Sokakta yapılan açık hava partisi
Bloods: Meşhur Los Angeles çetesi
Bozack: Penis
Buck: Ateş etmek
Buddy: Arkadaş
Bug out / buggin' / bugged out: Çılgın ve delidolu olmak
Bum rush: Bir yeri işgal etmek
Cameo cut: 80' lerin çok tutulan Hiphop saç modeli
Cat: Kadın, Piyasada yükselmeye çalışan yeni bir kişi
Creep: Bir kişinin etrafında kötü niyetle dolaşmak
Crib: Bir kişinin evi, Yaşadığı yer
Crips: Meşhur Los Angeles çetesi
Dead Serious: Çok ciddi
Digger: Kıymetli birşey arayan kişi
Dj Mixer: İki pikapta çalan müziği karıştırmaya yarayan müzik aleti
Drumcomputer: Davul ritm bilgisayarı
G (guy): Tip, Herif
G/grand: Bin dolar
Get off my dick: Beni rahat bırak
Ghettoblaster: Seyyar teyp
Gold digger: Erkekleri parası için sömüren kadın
Jimbrowski / Jimmy: Penis
Jimmy Hat: Prezervatif
Jive talking: Çok abartarak konuşmak, Argo dil
Jones: Penis
Kangol: Rapperlar arasında çok tutulan bir şapka
Label: Plak şirketinin etiketi, bir şirket bir kaç labeldan oluşabilir
Loop: Bir soundu baştan sona devamlı çalmak
Mellow: Arkadaş, Sevgili
Mixing board: Stüdyolarda kullanılan mix aleti
Move the crowd: Sahnede iyi performans yapmak, seyircileri coşturmak
O.G (Original Gangster): Bir çetede kendini kanıtlayan kişi (katil)
Props (to give): Birisne saygı ve selam göndermek
Pussy: Kadın (argo)
Rap (to rap): Lafları iyi kullanarak konuşmak (rap müziğinden daha eski olan bir kelimedir)
Rock star: Uyuşturucu bağımlısı
Rock the house: Sahnede iyi performans yapmak, Seyircileri coşturmak
Sampling (to sample): Belli sesleri bilgisayara aktararak rap şarkılarında kullanmak
Scratching: Plak ile belli yerlerde ileri geri hareket ettirerek ses çıkarmak
Slang: Argo dil
Sneakers: Spor ayakkabı
Sp 1200emu system sp 1200 drum computer: Davul ritm aleti
Thick: Tam yerinde
Up against the walls: Yakalandın, Hapishaneye gireceksin
Wassup?: Naber?
Wheels of steel: Pikap (iki tane)
Wicked: Çılgın, iyi, acayip


Break Dance Tahiri
1980�li yılların başında Amerika�da başlayan ve bir fırtına gibi bütün dünya gençliğini etkisi altına alan break dance, Türkiye�de 1993 yıllarında kendini etkin olarak göstermeye başladıktan bir süre sonra bir anda gözden kayboldu. Bugün bildiğimiz sitiliyle break dance ise, (sosyal, kültürel ve ekonomik yapısı gereği, break dance�nin ortaya çıkışı için en uygun koşulların oluştuğu) İstanbul�da, Almanya�dan gelen �İstanbul City Breakers�ın tetiklemesiyle yayıldı yurdun dört bir yanına. İstanbul City Breakers�ın efsanevi danslarıyla suladıkları topraklardan, Bakırköy�de �Lords Of İstanbul� ve �Takım 34�, Kadıköy�de �İstanbul Street B-Boys� yeşerdi. Hemen ardından İzmir�de Young Energy B-Boys, Ankara�da Devil Dogs, Bursa�da Bursa City B-Boys esen bu rüzgarı Anadolu�ya taşıyan öncüler oldular. İstanbul�da ise Özellikle 'İstanbul Street B-Boys' un Kadıköy yakasında peşi sıra düzenlediği, ve genellikle Dj Turbo, Dj Arda ve Dj Double MT�nin dj.liklerini yaptığı partilerde b-boylar biraya gelerek kendilerine yeni yaşam alanları yaratıyordu. Türkiye'ye ilk olarak, 'İstanbul Street B-Boys'un partisine Flying Steps�den Crok ve Vartak geldi. Bu başarıyla geçen büyük partiden güç bulan Takım 34 ve S2K 1998 yılında Türkiye�nin gelmiş geçmiş en büyük partisi olan 'Kıyamet Günü'nü düzenlediler. South Side Rockers grubu ve yurt dışından bir çok b-boy ve graffitici�nin yanı sıra 1500 kişinin katıldığı �Kıyamet Günü� ile break dance�nin yakaladığı muhteşem rüzgar, bir anda tüm Türkiye�de break dance�ın gençliğin arasında salgın gibi yayılmasını sağladı. Bu rüzgarda, elbette aynı yılarda, Dj Arda'nın yaptığı ve efsane b-boy Storm'un yanı sıra Flying Steps'den ayrılan Crok'unda katıldığı büyük partinin ve yılarca Blue Jean dergisindeki köşesinde yazdığı yazılarla yurt genelinde tüm breaker�lar arasında iletişimi sağlayan Turbo�nun payı büyük oldu. Birbiri ardına kurulan yüzlerce grup arasında, bugün adı en çok duyulan Takım 34, Young Energy B-Boys, Lord Of İstanbul, Devil Dogs, Bursa Sky-B Crew, Dream Night Breakers, İnfaz Apache B-Boys, Bağcılar B-Boys, Breakkers Famılly, C4 Crew, Deprem, Kayseri B-Boys, İstanbul Street B-Boys, L.O.İ., Pendik B-Boys, Poison Of Spider B-Boys, Samsun Stars Breakers, Trabzon Free Young bu gruplardan sadece bazıları.

Dünyada �Break Dance�ın doğuşuna dair birden fazla öykü dolaşmakta ortalıkta. Afrika Bambaata�nın Newyork�da sokak kavgalarına son vermek, gençler arasında çıkan sorunlara barışçıl bir çözüm bulmak amacıyla break dance�ı ortaya çıkardığını söyleyenlere karşılık, Los Angeles'dan Sugarpop�un bu dansı ortaya ilk kez çıkardığını söyleyenlerde bulunuyor. Ortaya çıkış şekli nasıl olursa olsun, break dans�ın en büyük özelliğinin, onun fiziğe, çevikliğe ve akrobasiye dayanan bir sokak dansı olarak, rakiplerin aynı anda karşı karşıya gelerek tüm hünerlerini kapışma yoluyla ortaya koyarak çıkabilecek kavgalara son vermesi olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz.

Bugün, birkaç yıl gibi çok kısa bir süre içinde Türkiye�nin dört bir yanında çalışmalarını sürdüren pek çok grubunun ortaya çıkması, hiphop kültürünün en temel unsurlarından biri olan break dance�ının önlenemez yükselişini açıkça göstermektedir. Üstelik, özelikle Avrupa�da resmen devlet eliyle desteklenmesine karşın, ülkemizde devletin kolluk kuvvetlerinden, radikal siyasi akımların alt temsilcilerine, nihayetinde eğitimsiz halkın genelinin tüm engellemelerine rağmen break dance, gençler arasında büyük bir hızla yayılarak yurdun dört bir yanında mahallelere kadar girmiştir. Bu yayılmada, elden ele dolaşan video kasetleri, hiphop partileri, break dance�ın estetik görünümü ve en önemlisi de gençlerin pek çok temel ihtiyacını karşılıyor olması çok etkili olmuştur.

Break dance aracılığıyla günümüz gençliği pek çok temel ihtiyaçlarını karşılamaktadır: bulunduğu baskıcı çevreden kopup yeni bir arkadaş grubuna üye olma, kendisini geliştirme, ifade etme, çevresine kabul ettirme, ve biriken enerjilerini bu güç, çeviklik gerektiren bu sportif dans aracılığıyla açığa çıkarma....

Buna karşılık, daha çok alt ve orta sınıfa mensup ailelerin çocukları olan breaker�ları bekleyen pek çok temel sorun bulunmaktadır. Bu temel sorunlardan biri, çalışabilecekleri yeterli alanların bulunmaması. Avrupa�da ve Amerika�da toplumun sosyal ve kültürel gelişmişliği nedeniyle, gençlerin çalışabilmeleri için pek çok kurumların kurulmasına, sosyal, kültürel ve sportif alanların açılmasına karşılık, Türkiye�de çalışabilecekleri kapalı bir alanı bulunmayan ve bu nedenle dışarıda, sokak ortalarında çalışmak zorunda kalan gençlerin mekan sorunu çözülmesi gereken en temel sorunlardan biridir. Belki de en büyük temel sorunlardan biride, Türk toplumunun kendilerine karşı gösterdikleri yoğun baskı ve dışlamışlık. Temel bir sorun olan mekan sorunu, yaz kış demeden dışarılarda bulunabilecek iyi veya kötü alanlarla kendileri için çözülebilecek bir sorun olmasına karşın, ailelerinin ve toplumun kendilerine karşı gösterdiği baskı, şiddet ve aşağılanma önlerinde bir duvar gibi duran daha büyük bir sorundur. Bu sorun aşıldığında ise, break dance�ın bir sel gibi akmasını durdurabilecek hiçbir güç kalmayacaktır önünde.
 
                            


Graffiti Nedir?


Graffiti genel anlam olarak kamu alanlarina izinsiz kisisel yada bireysel gorusu yansitan yazi yazmaktir. zira sprey boyali versyonu bu durumun son halidir, dolayisiyla nyc'de 1970lerde falan baslamamistir. (ama buyuk amerikan sehir sinirlarinda sprey boya satilmasini yasaklamis yada karneye baglamistir o ayri) bazi magara resimlerini bile graffiti sayanlar vardir, bunu yemeyenler icin pompei'deki ornekler verilebilir. burada gunumuzdekilerden pek farkli olmayan seks ve sosyal mesaj kaygili graffitiler bulunmustur. tabii bulunanlar taslara kazinmistir, bu da bizi kelimenin ozune goturur ki, bu kok kazimaya* referans verir. hatta boyle antik orneklerden biri istanbul ayasofya'dadir. vikingler'in sehre geldiklerini vikinglerin ayasofya'nin galeri korkularina kazidiklari, x was heregraffitilerinden anliyoruz.

graffitiyi kisaca açiklamak gerekirse duvarlara yapilan resim sanatidir.geçmisin askine günümüzde çok gelismis bi seviyededir,kendi ticari sektörü,kendi giyim tarzi,kendi yasam tarzi ve kendi literatürü vardir.graffiti çikisi almanyada gerçeklestimistir, 2.dünya savasindan sonra dogu bloku belirlemek için yapilan duvar,uzun süre insanlar üzerinde özellikle dogu almanya halki için bi baski olmustur.1970lerin basinda protest amaciyla ghetto insanlari çesitli yazilar yazmaya basladi.yazilarin amaci sadece mevcut düzene baskaldirma idi,yani hiç bi sanat ruhu tasimiyodu.80'lerde graffiti kültürü gelismeye devam etti,artik insanlar sadece mesaj vermek verine görselligede onem veriolardi,berlin ve münih graffiti sanatçilari(writer) bu konuda cok uzmanlastilar.



 Graffiti Terimleri

PIECE: Duvara yapilmis graffiti.
OUTLINE: Graffitinin kontur cizgileri.
BACKGROUND: Geri plan.
SECOND: Graffitiyi backgroundan ayirmak icin cizilen cerceve cizgisi.
CROSSLAMAK: Bir graffitinin uzerine yazmak ya da bozmak.
FILL-IN: Ic doldurma, boyama.
FADE: bir renkten, oteki renge yumusak gecis.
BLOCK: Yaziya boyut vermek icin yapilan kalinlik.
YARD: Trenlerin durdugu, park edildigi istasyon yada yer.
BITE: Bir baskasinin yaptigi seyi calmak.
HIGHLIGHT: Graffitye boyut vermek icin outline ve fill in arasina yapilan parlaklik cizgileri.
BACK JUMPS: Tren bir istasyonda durgununda gidene kadar yapilan hizli calismalar.
SHINE: Flash patlamis effect i vermek icin genelde beyaz renkle yapilan isik parlamasi
TAG: Graffiticinin imzasi
THROW UP: Tek ya da iki renkle yapilan buyuk harfli imzalar.
MASTER PIECE: Cok renkle yapilmis graffitiler.
END 2 END (e2e): Bir vagonun bastan sona pencere altini boyamak
TOP 2 BOTTOM (t2b): Bir vagonun yukardan asagi boyamak.
WHOLE CAR: Butun bir vagonu boyamak
PANEL PIECE: Trenin iki kapi arasi ya da o kadar mesafe kaplayan yerini boyamak.
FRONT PIECE: Trenin on tarafini boyamak.
ROOF TOP: Catilara yapilan piece'ler.
TOY: Graffitde belirli seviyeye gelmemis insanlara takilan isim.
KING: Graffitide en yuksek mertebe
BLACKBOOK: Graffiticilerin cizim yaptigi taslak defteri.
SKETCH: Black book'a yada kagit userine yapilmis taslak.
DIRTY: Akmis, kirli, pis.
DRIPS: Boya aktiginda kalan damlalar.
SHADOW: Golge.
DEDICATION: Yapilan graffitiyi birisina ithaf etmek.
RACK: Boya calmak.
LEGAL: izinli graffiti yapmak.
ILLEGAL: kacak graffiti.
IN-SIDE: Trenin icine yapilan graffiti.
CHARACTER: Graffitilerin yanina yapilan tipler.
Back-on: Tren uzerine cikip yapilan calisma.
Battle: Kapisma,yarisma (graffitide,rapte,breakdanceta olabilir)
Bite: Bir writer'in stilini kopyalamak,calmak.
Blackbook: Taslak defteri.
Bomb: Bir yere kacak graffiti yapmak,tagle doldurmak.
Buff: Graffitinin temizlenmesi.
Bunny: Bayan graffitici grubu.
Burn: Daha iyi yapmak.
Burner: Cok iyi yapilmis calisma.
Can: Sprey boya.
Cap: Boyayi farkli kalinliklarda sikmaya yarayan sprey basligi.
Chuck-up: Bir yeri hizlica outline ile kaplamak.
Crew: Writer ekibi.
Donut: Tren kapisi civarindaki calisma.
End2end: Tren vagonu boyunca yapilan calisma.
Fill-in: Ä°c doldurma.
Going Over: Bir graffitinin / tagin uzerini baska writerin kendi graffitisi
/ tagiyle kaplamasi.
Hang outs: Tren calisirken acik pencere ya da kapidan tren disina tag atmak.
Highlights: Calismanin isiklandirmasi.
Ä°llegal: Kacak yapilan calisma.
Ink stains: Kalin yazan keceli kalemler.
Kill: Her yeri boyamak.
King: Usta graffitici.
Lay-up: Gece ve haftasonlari trenlerin parkedildigi yer.
Legal: Izinli yapilan calisma.
Nark: Yetkililere ihbar eden kisi.
One: Herhangi bir grupta olmayan writer.
Outline: Calismanin dis cizgileri.
Panel: Bir tren vagonunun iki kapisi arasinda, cam altina yapilmis calisma.
Piece: Graffiti calişmasi.
Public: Okunmasi kolay stil.
Quick bombin: Hizli bombalamak.
Quick piece: Hizli yapilan calisma.
Rack: Calmak.
Rainbow: Tren kapisi uzerinde tag atmak.
Respect: Saygilar.
Roof top: Catilara yapilan illegal calisma.
Run-up: Tren istasyona girdiginde arkasina cikip bombalamak.
Simple style: Basit calisma.
Sketch: Taslak.
Skinny: Sprey basligi(cap ile ayni anlamda)
Slash: Bir calismanin uzerine tag atmak.
Sticker bomb: Tag atilmis etiketi bir yere yapistirmak.
T2B(top to bottom): Bastan asagi kadar boyanan tren paneli.
Tag: Writer'in takma ismi / imzasi.
Taggin': Tag atmak / imza atmak.
Throw ups: Gaffitinin basiti, tag'in buyugu.
Toy: Caylak writer.
Walls: Duvar calismasi.
Wild style: Karisik, okunmasi zor stil.
Window down: Pencere altina yapilan calisma. 



Turntable Nasıl Kurulur?


-Eğer belt drive sisteminde işleyen bir turntable kullanıyorsanız lastiğini kardeşinizden kalan pudrayla bile olsa mutlaka pudralayın; böylece hem
aşınmalara karşı tedbir almış olursunuz hem de gereksiz titreşimi engellersiniz.

-Sonra yayları en hassas ayara getirin, yani yukarıdan vurduğunuzda (aman abartmayın) tabla ve kolun birlikte sallanması gerekiyor. Nasıl tırtıllar asla ve asla kahverengi bot giymezse bir turntable da iki hoparlör arasına ve hatta hatta en az iki metre yakınına dahi konulmaz.

-Her ne kadar yaylar kendilerince feedback&??????i engellese de hoparlörlerden gelen enerji çok yüksektir ve öyle kolay kolay da yok edilemez. Bu aşamayı da başarıyla atlattıktan sonra, turntable&??????a iğne değdiğinde paralel konumda olup olmadıklarını kontrol edin. Hayır, henüz bitmedi, biraz daha sabırlı olun lütfen... Şimdi aldığınız iğne markasına göre overhang ayarlarını yapın ve arkadaki aralığı sıfırlayın. Bu noktada dikkatli olmak gerek çünkü kafa için ek bir ağırlık gerekebilir. Anti-Skating (iğnenin plak üzerindeki oyuklardan kaymasını engellemek için uygulanan sistem) ayarlarını da aradan çıkarın. Kafanın shell&??????e paralel olması ve plağın herhangi bir yerine tamı tamına 90 derece açı çizmesi gerekiyor. Aksi takdirde çizik içinde kalan bütün plaklarınızı çöpe atmanız ya da bardak altlığı
olarak kullanmanız gerekecek.

-Kafanız, moving magnet (hareketli bobinli
kartuşlarda, iğnenin bağlı olduğu mıknatısların, elektrik sinyalini sabit bobin içerisinde hareket ederek üretmesi) ise bu 2-5mV arasında değişen çıkış voltajına sahip 47kOHM luk bir dirence sahip demektir. Önemli olan kafanın kapasitif reaktans&??????ı, (alternaf akım devresinde kapasitörlerin gösterdiği frekansa bağımlı direnç) ki bunun kol üzerinde kullanacağımız kablonun toplamı ile pikap giriş preamplisinin giriş kapasitansına uydurmak gerekir.



Turntable'inizi kurduktan sonra devaminda rahat bir kullanim icin dikkat etmenizi gerektiren bir durum daha var tone arminizin balans ayarlarının düzgün olması..özellikle scratch konusunda bazen ciddi sorunlar yaratıyor..Öncelikle bilmeniz gereken, her pikap markası, kolu, ve her marka & model iğne için farklı ayar oranları vardır.En doğru ayarı yakalamak deneme-yanılma yolu ile gerçekleştirilir : ).ama aşağıda belirtilmiş adımları izlediğinizde ortalama en doğru genel ayarı tutturmuş olursunuz.
Bundan sonra yapılacak işlemler sizin çalışma stilinize bağlı olarak farklılıklar gösterebilir.

1.İğnenizi pikap kolunun ucundaki kafaya nazikçe monte ettikten sonra mixerinizi Açın ve pikap topraklamasını doğru yaptığınızı kontrol edin.(Pikap topraklaması pikabınızdaki toprak kablosunu mixerinizin topraklama kısmına sıkıştırmanızla yapılır)
2.Pikap kolunun ucundaki ağırlığı en sonuna kadar açın.
3.Pikap kolunu, iğnenizi plağın üzerine koyacağınız pozisyona getirin. Bu noktada kol, ters ağırlıktan dolayı havaya kalkmış durumda olacaktır.!!!
4.Ağırlığı yavaşça kapatmaya başlayın. Pikap kolu plak ile tam paralel olacak hale kadar ağırlığı döndürün.Pikabınızın kolu plakla paralel hale geldiğinde ise ağırlık ayarını sıfırda sabitleyin.Kesinlikle kolun paralel ve sabit durduğundan emin olun. Bu sayac "0" da iken, ve kol plağa tam paralel dururken, iğne üstündeki ağırlık "0" gram olduğu anlamına gelir.
5.Ağırlığı, sayaç "3" gram okuyana kadar ilerletin. Genellikle "3" gram birçok iğne için ortalama bir değerdir. Kendi stilinize ve kullanış tarzınıza göre daha çok veya daha az ağırlık kullanabilirsiniz.Ben scratch atarken &??????3.5&?????? gibi bir değerde çalışıyorum ve bir çok ünlü dj bu değerleri tavsiye ediyor.Bilmeniz gereken, daha çok ağırlık ile iğne, plak üzerinde daha fazla tutunabilir ve daha hızlı aşınır, plağı daha hızlı aşındırır; daha az ağırlık ile iğne, plak üzerinde daha az tutunur ve daha uzun ömürlü olur. Bu dengeyi sizin kendi çalışma stilinize göre kurmanız lazım.
6.Yükseklik ayarına gelince, yükseklik ayarı yine sizin çalışma stilinize göre değişen bir ayardır. Genellikle plak ile pikap kolu paralel veya paralele çok yakın değerler arasındaki yükseklikte çalışılır. Ama farklı ayarlar deneyerek istediğiniz ayarı yapmanız mümkün. İğnenin normal okuma açısından farklı bir yükseklikte iğne daha hızlı bitecektir.

Bu ayarlamaları yaptıktan sonra turntableınızda doğru değerleri yakalayıp daha keyifli çalışabilirsiniz.Yanlış yapılan balans ayarları farkında değilseniz sinirinizi fazla bozabilir..bunlarin baska sebepleride olabilir..masanizin düz olmamasi veya sallanmasi bile tam verim alamamanizi saglar....



Turntable Terimleri

Turntable - Plakların çalındığı, en temel alet. Beat matching'i kolaylaştırmak amacıyla tercihen direct drive (kendinden motorlu) olmasında fayda var.

Stylus - Plakların üzerindeki izlerde kayıtlı olan müziği okuyan "iğne".

Pitch Control Slider - Çalınan plağın dönme hızını artıran ya da azaltan düğme.

Mixer - İki turntable'ın da bağlı olduğu, ses, bas, fade, gibi temel ayarların yapıldığı, aslında bütün mixin kontrol edildiği ünite.

Channel Faders - Mixer üzerinde bulunan ve kanalları (yani farklı turntable'ları) kontrol etmenize izin veren düğmeler.

Beat - Müziğin vuruş sayısı. Genellikle davullara göre ölçülür.

Measure - Dört beat'lik bir grup.

Phrase - 8 measure'lık (ölçülük) bir grup.

BPM - Beats Per Minute (Dakika başına düşen vuruş sayısı) teriminin kısaca söylenmiş hali. Kaydın hızı, bu şekilde ifade edilir.

Cross Fader - Hoparlörlerden hangi kanalın ne ölçüde duyulacağını ayarlayan sürgü. Cross Fader, genelikle mixer'in ortasında yer alır.

Trainwreck - Kötü yapılmış bir mix.

Dual Player - İki ayrı cd playerin ber çok eklenti ile kombine hale gelmiş hali.

 
Bugün 1 ziyaretçi (2 klik) kişi burdaydı!
Bu web sitesi ücretsiz olarak Bedava-Sitem.com ile oluşturulmuştur. Siz de kendi web sitenizi kurmak ister misiniz?
Ücretsiz kaydol